Sonra... Çok sonra Benjamin! Yollar, çizgiler, tabelalar, ışıklar… Ve bir delinin baş ağrılarını çöp poşetlerine rendeleyip geri dönüşsüz kurtulma isteği… Sırılsıklam bir meydan korkusunda çiğnenmiş birkaç umudu salıverdim ayaklar altına. Kov beni atletinin dikişlerinden. Dayanamıyorum hücrelerinin nefes alıp verirken tenine bıraktığı izlere. Akıp giderken dilimin ucunda isyanlarım bütün küfürlerim sanadır Benjamin… Bir köşede kıstırdığın benliğinden kendimi çıkarıp savuramıyorum hayata saç tellerimi…
Bana ne be bana ne ceketinin içinde ki hayal dünyasından! Kısıp gözlerini öyle bakma, bütün yağmurları boşaltır üstüne, yatağına sırılsıklam acılarımı bırakırım inan. Bütün dolaplarına asarım kimliğimi kaçarsın. Kol düğmelerinde konaklarım dokunamazsın kendine. Kendine üşürsün, kendinden düşürürsün tüm sevişmelerini. Geriye tanrı kalır Benjamin, spermlerin gözyaşları kalır, geriye çocukluğun, geriye savunmasızlığın kalır. Şehri soyarsın Benjamin! Şehre boşalırsın. Miden bulanır, çarşaflarını yırtarsın tüm yaşamışlıklarının, kızarsın evet kızarsın. Bu yüzden kov beni düşlerinin soytarı ruhlu geçmişinden. Dayanamıyorum bakışlarında ki yalnızlığına. Üzer seni de bilirim bütün küfürlerime sebep olmak.
Git Benjamin! Yoruldum… Yordu her öldüğünde seni yeniden doğurmak…
Rüyalarından soyun artık. Gerçekle nikâhlanmanda ben olmayabilirim yanında. Çimlere, çiçeklere benzemeyecek bu sefer uyanman. Bacaklarımdan sızacaksın Benjamin. Akıp gideceksin o taşlı yolun herhangi bir boşluğuna. Ben de korkmayacağım, tutunmayacağım kadehlerin sarhoş eden akıcılığına. Hiçbir şey yapmayacağım. Şiddetlenecek içinde ki kızgınlığın, saçlarımı kesmeyi arzulayacaksın. Kırılacaksın Benjamin! Kırıklarınla yaşayacaksın. Dayanamayacaksın…
Git Benjamin! Yoruldum… Yordu kadınlığımın salonunda dans ederken ayağıma basmaların.
Ne diyeyim ki? Bilmemen gerekirse bilme. Ama
Ben en çok gözlerimdeki yatakta uyuya kalışlarını sevdim Benjamin…
|